Sabri Özmener (Muhtar Şehmuz) Röportajı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sabri Özmener (Muhtar Şehmuz) Röportajı

Mesaj tarafından Derya Bir Cuma Eyl. 04, 2009 10:55 pm

Muhtarı Şehmuz yine muhtarlık önünde köylüye hararetli hararetli bir şeyler anlatırken bulduk. Bir mola verildi ve hemen fırsat bu fırsat sorduk sorumuzu Sabri bey ile muhabbet ederken beni en çok şaşırtan bu kadar sıcak bu kadar samimi ve güzel bir insana bu rolu reva görmeleri idi. Ama neticede birileri bu rolu oynamalı diye düşünürken Sabri beyin sıcak yakınlıgı doğrusu bizi çok mutlu etti. Günümüzdeki problemleri konuşurken yaptığı işten dolayı eger bir fayda sağlayabilirsak ne mutlu diyordu ve buna bizde canı gönülden destek verdik. Hangi rol olursa olsun hangi karakter olursa olsun bir mesaj veriyordu dizimiz ve umarız televizyon ekranından izleyen herkes bir mesaj alır.. sizleri fazla bekletmeden bu güzel ropörtajdan dolayı Sabri beye büyük bir teşekkürü borç biliyorum..




Efendim, herşeyden önce ‘Tek Türkiye’ dizisiyle gerçekten çok güzel bir başarı yakalandı. Şuanda reytinglerde ilk 4 zorlanıyor, böyle bir başarı bekliyor muydunuz?



Açıkçası ben oyunculuk hayatım boyunca, işte 23 yıldır, oyunculuk yapıyorum. Televizyonlarda da 16/17 yıldır oyunculuk yapıyorum. Bu rakamı ben ilk defa yakaladım, hepimiz için çok anlam verici. Öncelikle tabi çalışmaya başladığımızda, ben daha önce “Büyük Buluşma” ve “Beşinci Boyut”da da oynamıştım. Bir kaç kez böyle birlikte olmuştuk Samanyolu TV ile. Oyuncu olarak öncelikle sizi reytingle tehdit etmiyorlar. Hani hiç bir televizyonda tehdit edilmiyor gibi olsada, çatır çatır insanlar işlere başlıyor ve işler hemen kalkıyor. Projeyi yapıyorlar, yani burda amaç 3 yada 4 kişi bile bişey kapsa, bişey anlasa, kendi hayatından birşey izlese yada görse, çok önemli bu.



Bu dizinin galası yapıldığında burda Rixos’da, ki iftar yemeğinde, bölgedeki Konya’ya bağlı ilçelerden birinin cumhuriyet savcısı şöyle bir laf etti “Aslında güneydoğuda her köyde Halo İbrahim gibi, aydın din adamları olsa, oralarda bizim bir çoğumuza ihtiyaç kalmayacak biliyormusunuz”, dedi. Sonradan bu cümlenin ne anlama geldiğini ben dizi ilerledikçe anladım. Şimdi hani diğer televizyon kanalları yada diğer gazetelere bakınca mesela geçen günkü Bügün gazetesinde, Hakan Aygün bir yazı yazmış. Hani
”Benim Samanyolu seyrettiğim bir kanal değildi, yani diğer kanalların içinde ama ciddi olarak üretim rekorları kırıyor ve çok ciddi izleyici topluyor”, diye.



Bu ilk proje yani, evet hepimiz devlet tiyatrosu oyuncularıyız, Türkiye radiselerinin oyuncusu İsmet Hürmüzlü’de öyle. Ben 22 yıldır devlet tiyatrosundayım. Genel müdür yardımcılığı yaptım 5 sene boyunca ama aralıksız oyunda oynamaya devam ediyorum. Kendi çapımızda tanınıyoruz ama böyle projeler için daha isim anlamında değil yani ‘no name’ bir işti bu, ben bunu söylemekten de gocunmuyorum, çok da mutlu oluyorum, çünkü hakikaten bir birine inanmış bir ekip var ama herşeyden önce başta Gürsel hoca olmak üzere bizleri inanılmaz iyi yönlendiriyorlar. Çünkü tiyatroda patron oyuncudur da, sinemada, televizyonda bu böyle olmuyor ve bu burda da siz oyuncu olarak isterse 30 yılınızı bile devirmiş olsanız, yönetmenin size söylemiş olduğu bakışı yada hareketi, tavrı yakaladığınız anda “aa yönetmen ne kadar iyi çekmiş”den ziyade “aa ne kadar iyi oynamış” oluyor.



Burda çok büyük bir paylaşım var buda bizde çok iyi bir enerji yaratıyor. Kanal çok iyi ilgileniyor bizlerle. Hakikaten köyün şartları çok zor olmasına rağmen, burdaki şartlar, fakat elinden geldiğince prodüksiyon olsun, yapım olsun, ellerinden geldiğince sıkıntılarımızı gidermeye çalışıyorlar. Bize iki yıllık bir süreçden bahsedildi hatta 39 bölüm olarak falan ama şimdi bu reyting konuları da olunca ister istemez oyuncu egosu daha yukarıya çıkabilirmiyiz diyor. Yukarıya çıkmaktan ziyade burdaki yerimizi korumamızda yarar var. Çünki ben sokaklarda artık yavaş yavaş, ufak ufak insanlardan uyarı almaya başladım oynadığım oyundan dolayı, ciddi olarak.



Nasıl uyarı alıyorsunuz yani kızıyorlar mı?



Kızıyorlar, kızıyorlar, ki şöyle, rahmetli Bilal İnci, nurlar içinde yatsın, gerçekten Türk sinemasının çok önemli karakter oyuncularından birtanesiydi, çok iyi bir kötü adamdı. Onun televizyonda bir anısını dinlerken işte, sokakta dayak yemiş birilerinden bu anlamda, hadi canım falan diye insan böyle gülüyordu. Ama şimdi geçenlerde arabamı yıkatıyorum Ankara’da, çocuk baktı.. baktı.. baktı.. tanıyacak.. tanıyacak.. acaba omu falan.. geldi pardon abi ,dedi sen ‘o’musun yaa? ben dedim ‘o’yum.. “abi hiç olmuyor yanlız böyle, yaa hiç uygun olmuyor böyle”, dedi ee.. dedim napacaksın. Bu bizi daha sen kimsin? muhtar mısın? Tek Türkiye mi? falan konuşmadan direk...



Kayın biraderim İstanbul’da işte, arkadaşları ile sohbet ederken Tek Türkiye dizisinde oynuyor eniştem, demiş. Taksici “Kim, enişten hangi rolde?” -Muhtar! …..“Çıkmasın önüme!” demiş. Evet yani gerçekten bu güne kadar hep böyle.. ‘evin iyi babası’, ‘evin iyi çocuğu’ tarzındaki roller oynamıştım. Ilk defa, gerçi Samanyolu’yla buluşmam böyle başladı benim. Benim başka bi yönümü çıkarttılar ortaya, o anlamda da benim için çok önemli oyunculuk anlamında.



Aslında bu tepkiler sizin ne kadar başarılı olduğunuzu gösteriyor, ben öyle anladım,



Evet sağolsunlar, çünkü zor bi rol, köyde idare, muhtar devleti temsil ediyor ama dağlar, teroristlerle işbirliği içerisinde. Ilerleyen bölümlerde daha ilginç yönleride çıkıcak, özellikle bir sonraki bölümde oğlan çıkıcak, oğlanın üstüne de başka bişi çıkıcak. Bir sandık var, o sandık açılacak ve o sandığın içinden neler çıkıcak göreceksiniz. Meraklı kızımda bundan nasibini alacak tabi.



Umarım.. bu projeyi düşünenlerin emeklerini boşa çıkartmıyoruzdur diye düşünüyorum. Kendi izleyici kitlemizin üstüne izleyici kitlesi koyup bir amacımız var, bişey anlatmaya çalışıyoruz. Bugünlerde televizyonlar da çok fazla dizi enflasyonu var. İstanbul’daki güzel evlerde, şık arabalarda geçen dizilerin yanında bu tarz işlerin yapılıyor olması ve bu işlerden de bir takım mesajlar alınıyor olması, gerçekten çok önemlidir diye düşünüyorum.



Tek Türkiye’nin bir mesajı var, ben bunu Ozan beye de sordum, size de soruyorum. Ne mesaj vermek istiyorsunuz Türkiye’ye?



Öncelikle ülkemizde bir, “tek vatan, tek bayrak, tek millet” çünki biz aslında bu mozaiğin üstünde çok farklı yerlerden gelmiş insanlarız, Kürdümüz var, Çerkezimiz var, lazımız var, Azerisi var, var yani, her türlü millet var, önemli olan burda tek bir vatan ve tek bir millet olabilmeyi anlatmaya gayret ediyoruz. Buralara hizmet edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Geçendeki son bölümde Mehmet çoban vardı, işte ölen Mehmet çoban. O amatör bir oyuncu, çok başarılı oynamış herşeyden önce, orda çok güzel birşey söyledi hâla burnumun direği sızlıyo. “Niye bana gelmiyor bu okul? Niye bana gelmiyor bu devlet? Niye bana gelmiyor cami doğru dürüst biçimde?” diyor. Amaç bu zaten, bunu anlatmak gerekiyor.



Hep batıya bakalım da ama önce doğudan bir başlayalım. Kendimizi doğudan var edelim ondan sonra batı da zaten yani muassır medeniyet seviyesine illaki ulaşılacak ama şurda bile Tatköy’de bile yani Konya’da çekim yaptıgımız yerde bile, Konya şuradan arabayı boşa aldıgınızda on dakika. Sıkıntılar çok aşikar onun için ama şurda bir iş başladı burda bile arkadaşlarım, figüranlık yapan arkadaşlarım, “burda devamlılığım yok”, “benim devamlılığım şurdandı”, “oğlum debelenme, nasıl olsa görüntüde yoksun” diye iş öğreniyorlar. Demekki insaniyetle yaptığınız sürece kazanıyorsunuz, kanal da bunun kaygısını yaşadığı için bu bizim için çok avantajlı.

Peki muhtar Şehmuz’u nasıl tarif edersiniz?



Muhtar Şehmuz fırıldak, muhtar Şehmuz’un tek karşılığı fırıldak, yanar döner bir adam. Iyi idare eden bir adam. Aslında ben devlet tiyatrolarında genel müdür yardımcılığı yaptığım için 5 sene, yöneticilik formasyonunu bildiğim için, orda da fırıldaklık yapıyordunuz mecburen, çünki bütün sanatçıların sergiden Romeo-Jüliet olarak başlıyor. Köyde de herkes haklı olarak başlıyor ama malesef devletin içine sızmış geçmişten gelen bir takım şeyler var. Son dönemlerde çok yüksek sesi çıkmaya başladı, zaman zaman bunları duyuyoruz, biliyoruz çünki nemalanmalar kesildi. Insanların beslenme kaynakları kesildi. Muhtar Şehmuz’da devlet ve terörist arasında ki o fırıldak yani o, afedersiniz, üçkağıtçı adamı çok net olarak temsil eden bir psikoloji ama halkın cehaletinden yararlanıyo, doğal olarak o yüzden okul açılmasını istemiyorlar, o yüzden sağlıkocağının daha kapsamlı olmasını istemiyorlar, ondan dolayı, bakalım nereye kadar gidecek. Ilginç bir rol ama başına bir halt gelir mi, gelmez mi, ilerleyen bölümlerde görücekler.



Tek Türkiye’nin başarısında, tiyatro oyuncularının rölü nedir?



Bu çok önemli, çok güzel bir soru bu. Bu geçtiğimiz yıllarda, dönemlerde, işte mankenler, bez bebekler, kağıt bebekler falan neyse işte bir takım insanlardan bahsediyor yada gözü uzun bakışlı, derin bakışlı abilerimiz, güzel şarkı söyleyen, türkü söyleyen.. Içlerinde çok yetenekli oyuncularda çıkıyo, çıkmıyo değil ama tiyatro sanatçıları olduğu zaman, bir planı tekrar etmek çok az oluyor. Hoca bize anlatıyor yani şurayı böyle yapıcaz, burayı şöyle yapıcaz diye. Sonuçta bizim mesleğimiz bu, işimiz bu. özellikle kanalda mesela tiyatro sanatçılarından oluşturmaya gayret ediyor, mesela Samanyolunda çok ciddi bir oyuncu repertuarı var, çok ciddi bir castingde ellerinde oyuncu var ve hep iyi oyunculara ulaşmaya çalışıyorlar ve iyi oyuncularla çalışıyorlar. Bu bizi çok mutlu ediyor ve özellikle devlet tiyatrosundan çok fazla oyuncu olabiliyo kaldıki devlet tiyatrosun varlığı olmalı mı olmamalı mı bu tartışılırken bu dizilerde oynayan tiyatro oyuncularının çokluğu devlet tiyatrosunun ne kadar olması gerektiği ama ne kadar doğru bir şekilde olması gerektiği ortaya çıkıyor.



Aslında bir alt yapı sağlıyor diye bilirmiyiz?



Kesinlikle..



Peki hiç sinema filminde oynadınız mı?



Hayır hiç sinema filminde oynamadım...



Tiyatro ve sinemada Türk toplumu olarak, aslında çok kaliteli oyuncular var ama, niye bu kadar aşağıda kalıyoruz? Maddi sorundan mı kaynaklanıyor?



Evet kesinlikle ondan kaynaklanıyor…



Buradan sonra yönetmen yardımcımız devreye girdi ve zaten yoğun olan çekim programlarını aksatmamak için Sabri beyi bizden almak zorunda kaldı. Bizde sıkıntı vermemek başımızı öne eğip geri çekildik. Ancak bu tatlı sohbetten solayı Sabri beye tekrar tekrar teşekkür ederiz.
avatar
Derya

Mesaj Sayısı : 103
Kayıt tarihi : 23/08/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz